15/6/1959 gün ve 10321 sayılı Resmi Gazete’de neşredilen ve aynı tarihte mer’iyete giren 7338 sayılı “Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu”, veraset tariki ile vukubulacak intikallerle her türlü ivazsız iktisapları, mevzuu içine almış ve yeni hükümler vazetmiştir.
Kanunun, idarelerimizi ilgilendiren hükümleri tatbikatta düşünülebilecek tereddütleri bertaraf etmek maksadiyle aşağıda izah edilmiştir.
1- Kanunun 1 inci maddesi verginin kapsamını tayin etmektedir. Madde, verginin kapsamını belirtmekle beraber, mükellefiyet noktasından (Mal – Tabiiyet) esasını kabul ederek, miras hisseleri üzerinden vergi istifası prensibini muhafaza etmiştir. Binaenaleyh, veraset tariki ile veya herhangi bir suretle, ivazsız bir tarzda gerçek ve tüzel kişilerden diğerine geçen mallar, veraset ve intikal vergisine tabidir. Bu esasa göre:
“Muris veya tasarrufu yapan şahıs ister Türk tebasından olsun, isterse yabancı bir devlet tabiiyetinde veya Haymatlos (Tabiyeti gayri muntazam) durumda bulunsun, yurdumuzdaki menkul ve gayrimenkul mallarla, mameleke girebilen sair haklar ve alacaklar ile nerede olursa olsun tebamızda bulunan gerçek ve tüzel kişilere ait menkul ve gayrimenkul mallar ve mameleke girebilen sair haklar ve alacaklar” Veraset ve intikal vergisinin mevzuunu teşkil etmektedir.
2- Kanunun 3 üncü maddesi ile,
a) Âmme İdareleri, Emekli ve Yardım Sandıkları, Sosyal Sigorta Kurumları Umumî Menfaata Hadim Cemiyetler, Siyasî Partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden, kurumlar vergisine tabi olmayanlar,
b) Yukarıki fıkrada sayılanlar dışında kalan tüzel kişilere ait olup umumun istifadesi için ilim araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, din, hayır ve spor gibi maksatlarla kurulan teşekküller,
c) Yabancı devletlerin Türkiye’de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (Fahrî konsoloslar ve Türk tabiiyetinde bulunan şahıslardan veraset tariki ile veya sair suretle mal iktisap edenlerle, bu fıkrada sayılanların dışında kalıp da Türkiye’de ikamet eden şahısların Türkiye’de bulunan mallarını veraset tariki ile veya sair suretle iktisap edenler hariç) ile elçilik ve konsololuklara mensup olan ve o devletin tabiiyetinde bulunan memurları Türkiye’de resmî bir vazifeye memur edilenler ile bu sayılanların aileleri efradı, (Mütekabiliyet suretiyle) veraset ve intikal vergisinden muaf tutulmuşlardır.
Binaenaleyh, 2644 sayılı Tapu Kanununun 1 ve 2 nci maddeleri gereğince alınacak belgelerden bu maddenin (a ve b) fıkraları şümulü dahiline giren âmme idareleri, umumî menfaata hadim cemiyetlerle siyasî partilerin, hibe ve vasiyet yolu ile veya ivazsız iktisap edecekleri gayrimenkullerle, gayrimenkul üzerinde tesisi kabil her türlü hak ve alacaklar, vergiden muaf tutulmuş olduklarından, ne bu teşekküllerin iptidaen iktisaplarında verginin tahakkuk edip etmediğini aramağa ve ne de bu suretle iktisap ettikleri gayrimenkulleri ve hakları ahara devir ve temliklerinde ve rehinlerin terkininde, verginin tahsil edildiğini sormağa lüzum ve mahal yoktur.
Ancak, yukarıda sayılanlar dışında kalan tüzel kişiliklerden maddenin (a ve b) fıkraları şümulü dahiline girdiği, mal memurluğunca bildirileceklere ait işlemlerde de yukarıki fıkralarda belirtilen şekilde muamele yapılması gerekir.
Maddenin (c) fıkrası şümulüne girenlere gelince, verginin, idarelerimizi ancak, gayrimenkule ait kısmı ilgilendirdiğinden ve vergi muafiyetinde olduğu gibi -irs yolu ile de olsa- ecnebilerin memleketimizde gayrimenkul iktisap edebilmeleri 442, 1110 ve 2644 sayılı kanunların takyidî hükümleri ile Türk Parası Kıymetinin korunmasına dair olan kararlar hükümleri mahfuz kalmak şartiyle mütekabiliyet şartına bağlı bulunduğundan, yabancı devlet tabaları tarafından vukubulan ve 7338 sayılı Kanunun 1 inci maddesi şümulüne giren taleplerin 19 uncu madde mucibince işleme tabi tutularak en büyük malmemuruna sevki icap eder.
3- Kanunun 4 üncü maddesinin:
a) (i) fıkrası ile, Borçlar Kanununun 242 nci maddesine göre rücu şartı ile yapılan hibelerde, bağışlananın bağışlayandan evvel vefatı halinde bağışlayan rücu eden hibe edilmiş mallar, vergiden istisna edildiğinden, bu kabil işlemler sebebiyle vaki olacak taleplerin, veraset vergisinin tahakkuk ve tahsili için maldairelerine gönderilmemesi veya ihbar yapılmaması, lâzım gelir.
b) (j) fıkrası da kuru mülkiyet halinde intikal eden gayrimenkulleri, bu halde kaldığı müddetçe vergiden istinsa edilmiştir.
Bu kanun anlamındaki kuru mülkiyet, miras ahkâmından doğduğu gibi, intifa hakkı malikte kalmak şartiyle yapılan hibeden de doğabilir.
Birinci halde mirastan mütevellit kuru mülkiyet sahibi vergiye tabi tutulmıyacak, sadece intifa hakkı sahibi eşe mükellefiyet terettüp edecektir.
İkinci halde ise, vahibin ölümüne veya intifa hakkının herhangi bir suretle kuru mülkiyetle birleşmesine kadar vergi tarh olunmıyacaktır.
Bu itibarla, yukarıda izah edilen iki halde kuru mülkiyet hakkı sahibinin vergi mükellefi olarak kabul edilmemesi, ancak kuru mülkiyet ile intifa hakkı birleştiği takdirde verginin tahakkukunun aranması icap eder.
4- 2613 ve 766 sayılı kanunlara istinaden yapılan tespit ve tesciller, veraset ve intikal vergisinin tahakkuk ve tahsiline talik edilmemekle beraber, tescili müteakip vergi ile ilişkin gayrimenkullerin bir listesini en büyük malmemuruna bildirme mecburiyeti, şehir ve tapulama müdürlüklerine, tahmil edilmiştir.
Kadastro ve tapulama müdürlükleri tarafından tanzim edilen listelerin bir sureti de tapu sicil muhafız ve memurluklarına verileceğinden, devredilen kütükler üzerinde bir muamele icrası sırasında, evvel emirde gayrimenkul maliklerinin veraset ve intikal vergisi mükellefi olup olmadığının, listelerin tetkiki suretiyle meydana çıkarılması ve vergi ile ilişkin olduğu anlaşılırsa, 7338 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi mucibince işlem yapılması gerekir.
5- Kanunun 19 uncu maddesi verginin tarh ve tahakkukundan itibaren, gayrimenkul mallara ait vergilerin (5) senede ve her sene bina ve arazi vergilerinin ödendiği aylarda olmak üzere iki müsavi taksitte tahsil olunacağı, intikal eden gayrimenkullerin tapuda tescil muamelelerinin, veraset ve intikal vergisinin tahakkukunu müteakip yapılacağı ve vergi tamamen ödenmedikçe başkasına devir ve ferağ olunamıyacağı ve üzerinde herhangi bir aynî hak tesis edilemiyeceği, hükmünü vazetmiştir.
Buna göre:
a) Kanunun 3 üncü maddesiyle vergiden muaf ve 4 üncü maddesinin (i ve j) fıkraları ile istisna edilenler dışında gerçek ve tüzel kişilere doğrudan doğruya yahut rücu şartı olarak bağışlanan veya tertip ve keşide olunan alelumum piyango ve kur’a ile kazanılan tam veya hisseli gayrimenkullerle, gayrimenkul üzerinde tesisi caiz aynî hakların, iktisap edenler lehine tescilini müteakip, veraset ve intikal vergisinin tahakkuk ve tahsilinin temini bakımından, keyfiyetin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 150 nci maddesi mucibince mahallin en büyük malmamrluğuna ihbar edilmesi ve ihbarnamede lehine bağış yapılan veya piyango ve kur’a neticesinde kazanan şahsın, adı, soyadı ve açık ikametgâh adresinin, intikalin nevinin ve gayrimenkulün bulunduğu köy, mahale, mevki, sokak, kapı ve vergi numaralar ile tesis edilen tapu kaydı tarih ve numarasının belirtilmesi,
b) Keza kanunun 3 üncü maddesiyle vergiden muaf ve 4 üncü maddesinin (i ve j) fıkraları ile istisna edilenler dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından, irs ve vasiyet yolu ile iktisap edilen tam veya hisseli gayrimenkullerle, gayrimenkul üzerinde tesisi caiz aynî hakların, iktisap edenler lehine tescili yapılmadan önce, veraset ve intikal vergisinin tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin mahallin en büyük mal memurundan sorulması ve tahakkuk ettirildiğini bildiren cevap alındıktan sonra tescil edilmesi,
c) Yukarıki (a ve b) fıkraları şümulüne giren gayrimenkullerle, her türlü aynî hakların ahara devir ve farağı veya muris, musaleh yahut vahip lehine müesses rehin haklarının terkini veya gayrimenkuller üzerinde herhangi bir aynî hak tesisi, iktisap edenleri tarafından talep olunursa, veraset ve intikal vergisinin tahsil edilip edilmediğinin, mahallî mal memurluğundan sorulması ve tahsil edildiği bildirilmedikçe talebin terviç edilmemesi,
d) Veraset ve intikal vergisi de, diğer vergiler gibi, Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesi mucibince zaman aşımına tabi bulunduğundan, ivazsız iktisaplarda verginin tahakkukunu ve iktisap edilenlerin devir, ferağından ve üzerlerinde aynî bir hak tesisinden önce tahsilini, mutlaka sağlamak suretiyle, zaman aşımına uğramasına ve verginin teminatını teşkil eden malın elden çıkarak birhakla takyit edilerek, verginin karşılıksız veya tahsili gayri kabil hale gelmesine sebebiyet verilmemesi,
İktiza eder.
Aksine hareket, memurları malî ve cezaî mesuliyet altına sokacağından, bu hususta azamî dikkat ve hassasiyeti göstermeleri lâzımdır.
6) Kanunun 24 üncü maddesi ile 797 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu ve bu kanunun bazı maddelerinin tadil ve ilgasına dair olan 1836, 4509 ve 5381 sayılı kanunlar ilga edildiğinden ve 4040 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle 5625 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin bu kanuna uymayan hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, lağvedilen mezkûr kanunlara tevfikan idarelerimize tebliğ edilmiş bulunan: 3/6/1926 gün 105/119, 13/4/1929 gün 277/425, 17/8/1931 gün 396/590, 13/12/1931 gün 619/586, 24/7/1932 gün 439/646 ve 20/1/1938 gün 871 sayılı tamimlerle 29/3/1950 gün ve 1165 sayılı tamimin 6 ve 7 nci fıkraları hükmü ve 22/10/1959 gün ve 18-1-113/1326 sayılı genelge yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna göre muamele yapılmasının teminini ve ilişik (…..) adet tamimin, iliniz merkez ve mülhakatında mevcut tapu ve kadastro idarelerinin kâffesine tebliğini rica ederim.
Genel Müdür
Galip Esmer