Toprak ve Tarım Reformu Ön tedbirler Kanunu 26/07/1972 tarih ve 14257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Adı geçen kanunun amacı, Toprak ve Tarım Reformu uygulamasının başarılı olması için gerekli tedbirleri önceden almaktır.
Kanun bu yönüyle tapu dairelerimizin görevleri içerisinde bulunan devir ve temliklerle, ifraz ve taksim işlerini sınırlandırmış ve 766 sayılı Tapulama Kanununun “mülkiyet hakkının tespitindeki” esaslara ilişkin bazı maddelerinde değişiklik yapmış bulunmaktadır.
Kanunun böylece görevlerimizi ilgilendiren hükümleri aşağıda açıklanmış ve tüm metni genelgenin sonuna eklenmiştir.
I. Günlük tapu işleri yönünden
1- Devir ve Temlik hakkının sınırlandırılması:
Kanunun 6. maddesi, 2 nci maddede tanımı yapılan tarım arazisinin devir ve temlik hakkını sınırlandırmıştır. Maddeye göre, tarım arazisi çeşitlerinden olup da yüzölçümü (30) dönümden fazla olan parçaların devir ve temlik işlemlerine ilişkin istemler yerine getirilirken: “Mülkiyet intikalinin Toprak ve Tarım Reformunun uygulanması açısından geçersiz sayılacağı” düzenlenecek resmi senede geçirilecek ve bu husus ayrıca Tapu Sicil Tüzüğünün 88 nci maddesi uyarınca tapu kütüğünün veya kayıt defterinin beyanlar hanesine re’sen şerh verilecektir.
Burada önemli olan ve özellikle ilgililere açıklanması gereken husus devir ve temlik hakkının sınırlandırılmasında resmi senede yazılan ve tapu kayıtlarına düşürülen şerhin hukuki anlamıdır.
Gerçekten 6 ncı maddedeki kısıtlama, devir ve temlik hakkının kullanılmasını yasaklama niteliğinde değildir. Yüzölçümü (30) dönümün üstünde olan tarım arazisinin devir ve temlik işlemleri de önceden resmi herhangi bir merciden müsaade almaksızın tapu sicil muhafızlıkları veya memurluklarınca yerine getirilecektir.
Diğer taraftan maddedeki geçersizlik hükmü, kesin değildir. Yani yüzölçümü (30) dönümün üstünde bulunan tarım arazisinin, devir ve temlik işlemi başından itibaren peşin bir geçersizlik yargısı ile değerlendirilmemelidir. Kanun koyucunun buradaki amacı, Toprak ve tarım Reformunun bir bölgedeki uygulaması sırasında o bölge için tespit edilecek normların dışındaki tasarrufları önlemektir. Geçersizlik hükmü, yapılan tasarruflarda o bölge için tespit edilmiş bulunan norm’un aşılmış olması halinde ve aşılan miktar üzerinde söz konusudur.
Esasen tapu kayıtlarına düşürülen şerhin anlamı, bu sonuca ilgililerin dikkatini çekmek ve yapacakları işlerin hukuki sonuçları yönünden kendilerini uyarmaktır.
Maddenin kapsamı dışında kalan,
a) İlgili Bakanlık veya Bakanlıklarca tarım dışı amaçlara tahsisi uygun görülen ve Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakanlığın olumlu görüşüne dayanan tarım arazisinin devir ve temliklerinde,
b) Şuyuun giderilmesi amacı ile mahkeme veya icra dairelerince,
c) 7.2.1972 tarihinden önce noterlerce düzenlenmiş borç senetlerine veya tapu sicil muhafızlığı ile tapu sicil memurluklarınca düzenlenmiş resmi senede dayanan borçlar ile aynı tarihe kadar açılmış davaların sonuçlarına bağlı alacaklar nedeniyle,
d) T.C. Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer bankaların alacaklarının temini, takibi ve tahsili ile ilgili işlemler sonucu yetkili mercilere,
Yapılan satışlarda yukarıdaki kısıtlama işlemi uygulanmayacaktır.
2. İfraz ve taksim hakkının kısıtlanması:
Kanunun 7 nci maddesi, tarım arazisinin ifraz ve taksimi yukarıdaki başlık altında kısıtlanmış bulunmaktadır.
Bu maddenin 1. fıkrasında: “7.2.1972 tarihinden itibaren tarım arazisi üzerindeki ifraz ve aynen taksim işlemleri, toprak ve tarım reformunun uygulanması bakımından geçersiz sayılırlar” hükmünden, belli tarihten sonra yapılmış bu gibi işlemlerin tümüyle geçersiz sayılacağı veya o tarihten sonra bu gibi işlemlerin yapılamayacağı anlamı çıkarılmamalıdır.
Maddedeki geçersizlik hükmü, devir ve temliklerde olduğu gibi, uygulama bölgesi için tespit edilecek normun dışına çıkan ve böylece arazinin bölünerek reformu olumsuz yönde etkileyen ifraz ve taksim işlemlerinde söz konusudur.
Bölge için tespit edilecek norm içindeki ifraz ve taksim işlemleri geçerli sayılacağından 7. maddenin getirdiği hüküm yasaklayıcı değil, uyarıcı bir anlam taşımaktadır.
Maddeye göre: “Mülkiyet intikalinin toprak ve tarım reformunun uygulaması açısından geçersiz sayılacağı” hususunun resmi senede geçirilmesi,tapu kütüğünün veya kayıt defterinin beyanlar hanesine şerh edilmesinin bu amaca yönelik olduğunun bilinmesi ve uygulamanın böylece değerlendirilmesine önemle dikkat edilmesi gereklidir.
3. Bazı arazinin devir ve temlik edilememesi :
Kanunun 8. maddesi, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile 4486 sayılı Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık Okulları hakkındaki kanunlara dayanılarak dağıtılan tarım arazisinin devir ve temlikini, Toprak ve Tarım Reformu Kanununun yürürlüğe gireceği tarihe kadar durdurulmuştur.
Millet Meclisi Geçici Komisyonunda görüşülmekte bulunan Toprak ve Tarım Reformu Kanunu Tasarısı, bu şekilde dağıtılmış arazi için özel hükümler taşıdığından, adı geçen kanunlara göre dağıtılan arazi, ilgili kanunlardaki kısıtlama süresi dolmuş olsa bile temlik edilemeyeceklerdir.
4. Geçici olarak durdurulacak temliki tasarruflar :
Kanunun geçici maddesi, Toprak ve Tarım Reformu Kanununun yürürlüğe gireceği tarihe kadar Bakanlar Kurulu kararı ile gerekli görülen bölgelerde gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin devir ve temlikinin durdurulabileceğini kabul etmiştir.
Maddeye göre en fazla iki ilde ve en geç 31.03.1973 tarihine kadar uygulanabilecek olan bu hükmün uygulama alanı, Bakanlar Kururu kararı ile belli edilecektir.
Alınacak karara göre ilgili bölgelere ayrıca gerekli direktif verilecektir.
II. Tapulama Kanununu yönünden
1- Toprak ve Tarım Reformu Ön Tedbirler Kanunu, 766 sayılı Tapulama Kanununun 33 ve geçici 3. maddelerini değiştirmiş, 37. maddenin son fıkrasını yürürlükten kaldırmış ve bu kanuna bir madde eklenmiştir.
2- Değiştirilen maddeler :
Kanunun 20. maddesi ile Tapulama Kanununun 33. maddesi değiştirilmiştir. 33. maddenin değişik şekline göre,
a) Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların yüzölçümü (100) dönüme kadar olan kısmının, bilirkişi veya şahit beyanları ile yetinilerek zilyetleri adına tespit ve tescilleri yapılamayacaktır. Bundan böyle, bilirkişi veya şahit beyanları ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ancak yüzölçümü (20) dönüme (20 dönüm dahil) kadar olanların bilirkişi veya şahit beyanları ile zilyedi adına tespit ve tescili yapılabilecektir.
b) Yüzölçümü (20) dönümü geçen taşınmaz malların zilyetleri adına tespiti için bilirkişi veya şahit beyanlarından başka 33. maddedeki ispat belgelerinden biri aranılacaktır.
İspat belgeleri yönünden kanunda yapılan tek değişiklik, vergi kaydına ilişkin bulunmaktadır. Bundan sonraki uygulamada, (10) yıl veya daha önceki vergi kaydı yerine (1950 yılına veya daha önceki yıllara ait vergi kaydı aranacaktır.)
Yüzölçümü (20) dönümden fazla olan taşınmaz malların zilyetliği adına kanunda sözü edilen belgelerden biri ile ispat edilmediği takdirde, (20) dönümü (20 dönüm dahil) zilyedi ve fazlası ise, hazine adına tespit ve tescil edilecektir.
c) Ön tedbirler Kanununun, Tapulama Kanununun 33. maddesinde …….ğı önemli değişiklik, bilirkişi veya şahit beyanları ile bir bölgede zilyet adı tespit edilecek taşınmaz malların toplam yüzölçümünün (50) dönümü aşamayacak hususudur.
Buna göre, bir tapulama bölgesinde, belgeye dayalı olmaksızın bilirkişi veya şahit beyanı ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz mallardan zilyetleri …….. ancak (50) dönümlük arazi tespit edilebilecektir. Tapulama Bölgesi bir ilçe sınırını içine aldığına göre, zilyedin o ilçede bu yolla kazanacağı taşınmaz mallar 50 dönümü geçmeyecektir. 50 dönümden fazla kısmı için 33. maddede sayılan belgelerden birinin ibrazı zorunlu olup, aksi halde (50) dönümün üstü hazine adına tespit olunacaktır. Tespit sırasında bilirkişi, muhtar ve hazır bulunuyorsa le……. tespit yapılan kişiden o bölge içinde tapuda kayıtlı olmayan diğer taşınmaz malları olup olmadığı sorulacak ve verilen bilgi tutanağa geçirilecektir. Bir kişinin başka birliklerde tapuda kaydı olmayan ve maddede belirtilen belgelere dayanmayan yerleri olduğu anlaşıldığında, bu husus mal sahipleri siciline benzer ……… defterine geçirilecek ve o birliğin sırası geldiğinde defterdeki kayıt ekibe verilecek ve tespitlerde değerlendirilecektir.
Tapulama Müdürü, Kontrol Mühendisleri veya kontrol memurları …….lerdeki çalışmaları sırasında bu fıkranın uygulanmasını tetkik edeceklerdir. Tapulama Müdürü ayrıca tapulama Kanununun 25. maddesi gereğince yapacağı tetkikler sırasında da bu hususlara dikkat edecektir.
Bir belgeden yetki ve yönetilen diğer belgeler müstakil sayılacağından bu tip uygulamada yetkili bölgeler ayrı bir bölge olarak kabul edilecektir.
d) Öntedbirler Kanununun 20 nci maddesi, Tapulama Kanununun 33. maddesine bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkra gereğince, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapu sicilinde kayıtlı olsun veya olmasın zilyetlik yolu ile kişiler tarafından iktisap edilecektir. Bu itibarla, özel kanunlar gereğince Devlete kalan taşınmaz mallar da kayıtlı olsun veya olmasın zilyetleri adına tespit edilmeyecek, Hazine adına tespit ve tescil olunacaktır. Bu fıkra, 19.6.1957 tarih esas 6, Karar 24 sayılı Firari ve Mütegayyıp Eşhasdan metruk ve tapuda kayıtlı olmayan ve Hazinece …….ü dairesinde el konulmamış olan gayrimenkul hakkında Medeni Kanunun 639. maddesinin 1. nci fıkrasının hükmünün zilyet lehine tatbik olunacağı hakkındaki il… tevhidi içtihadı yürürlükten kaldırılmış olduğundan, Kanunları uyarınca Devlet…. Konulmamış ve Hazine adına tescil edilmemiş olsa dahi. Kazandırıcı zaman aşımı yolu ile bu gibi taşınmaz malların kişiler adına tespitleri yapılmayacaktır.
…………. Gayrimenkuller hakkında şartları uygun bulunduğu takdirde 33. madde uygulanır. Şeklindedir. Buna göre ihya suretiyle tespitleri yapılan yerlerde, şartlara uygun olsa dahi tapulama Kanununun 33. maddesi gereğince zilyet lehine tespit yapılmayacaktır.
Bu sonuç, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağı prensibine dayalıdır.
5- Ön tedbirler Kanununun 7. maddesinin son fıkrası: “Tapuda kayıtlı olmayan sahipli arazının tümünün veya bölünen bir kısmının zilyetliğinin devrinde de 18. maddenin öngördüğü hallerin saklı tutulması bakımından birinci fıkra hükmü uygulanır” demektedir.
Buna göre;
- Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tümünün veya bölünen bir kısmının zilyetliği devredilmiş ve bu devir kazandırıcı zamanaşımı yoluyla devir alan adına tespit ve tescilin şartlarını taşıyorsa, bu takdirde, yüzölçümü (30) dönümü aşan taşınmaz malların zilyet adına düzenlenecek tespit tutanağına: Bu devir işleminin, Toprak ve tarım Reformu uygulaması sırasında bölge için tespit edilecek büyüklükler bakımından geçersiz sayılacağı yazılacak ve kütüğün beyanlar hanesine şerh edilecektir.
- Tapuda kayıtlı taşınmaz malın tümünün veya bir kısmının gayri resmi şekilde (haricen) satılmış ve Tapulama Kanununun 32. maddesinin (b) ve (c ) bentlerindeki şartların gerçekleşmiş olması nedeniyle zilyet adına yapılacak olan tespit ve tescillerinde de yukarıda (a) bendinde açıklanan işlem uygulanacaktır.
6- 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma kanunu ile 4486 sayılı Teknik Ziraat ve bahçıvanlık Kanununa göre dağıtılan araziler, bu kanunlarda da kısıtlama süreleri geçmiş olsa dahi, zilyetler adına değil, kayden malik görünen kişiler adına tespit edilecektir.
Bu gibi yerler, tapu kaydıyla başka kişilere devredilmiş ise, o takdirde tapu kaydına itibar edilecektir.
7- Ön tedbirler kanununun yürürlüğe girdiği 26.7.1972 tarihinde tespitleri yapılan ve askı ilanı yapılmakla beraber ilan müddeti dolmadığından veya itiraz sebebiyle henüz kesinleşmemiş parsellerden tarım arazisi … ilgili olarak yapılmış işlemler Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanununun 6, 7, 8, 20, 21, 22, 23 ncü maddeleri ile Tapulama Kanununda yapılan değişiklikler ve yukarıda izah edilen hususlar göz önünde bulundurularak ek tutanaklarla değiştirilecektir.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği 26.7.1972 tarihinde ilanları yapılarak kesinleşmiş parseller üzerinde değişiklik yapılmayacaktır. Denilmektedir. Ön tedbirler Kanunu ile 33. madde değiştirildiğinden kadastro işlemlerindeki yeni uygulama yukarıda açıklanan değişikliklere göre yürütülecektir.
2- -İl ve İlçe Belediye sınırları içinde tarım arazilerinin tahkikat ve tespiti yapılırken Toprak ve Tarım Reformu Ön Tedbirler kanununun 6, 7, 8 nci maddelerinde ön görülen hususlar ve bu konuda yukarıda verilen izahlar göz önünde bulundurulacaktır.
Bu kanuna uymayan tahdit ve tespitler, askı ilanı yapılarak henüz kesinleşmemiş ise yeni kanuna uygun hale getirilmek üzere, ek beyanname düzenlenerek değiştirilecektir.
Yukarıdaki açıklamalar uyarınca işlem yapılmasını rica ederim.
Galip ESMER
Genel Müdür