4483 sayılı MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN
Süre
Madde 7 – 30+15=45 günlük süre düzenlemesi bulunmaktadır.
Yetkili merci, herhalde yukarıdaki fıkrada belirtilen süreler içinde memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar vermek zorundadır.
Danıştay Birinci Dairesinin 10/12/2015 tarihli ve E.2015/1448, K.2015/1722 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
“…
… 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki, yetkili mercinin en geç kırk beş gün içerisinde ilgili memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda bir karar vermek zorunda olduğu yolundaki hükmün, ön inceleme konusu eylemin niteliği, kapsamı, özelliği dikkate alınmadan her ön incelemede mutlak uyulması gereken bir süreyi ifade ettiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı, zira, ön inceleme konusu eylemin teknik özellikler içermesi, niteliği, kapsamı, eylemin aydınlatılması için gerek görülen bilirkişi incelemesinde geçecek süre gibi zorunlu sebeplerle bu sürenin aşılabileceği, bu durumların varlığı halinde kırk beş günlük sürenin aşılmasının, ön incelemenin sıhhatini etkilemeyeceği açıktır.
Yorum: Kanunda açıkça, 45 günlük süreyi emredici olarak düzenlemiştir. Lafzından ve kanunun amacında kuralın emredici olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü, hüküm “..karar vermek zorundadır.” İbarelerini içermektedir.
İşte bu ülkemizde pozitivist hukuk anlayışının gelişmediği, hukuki güvenlik istikrar sorunu olduğu manasına gelir. Kural olarak, yasama yetkisi asli /primary yetkidir. Yargı organları yasamanın çizdiği sınırın dışına çıkamaz.