Tapu sicilinde yasal temsile dayalı pek çok taşınmaz satışı işlemi yapılmaktadır. Bunlardan biri de, yasal danışmanlıktır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.429 hükümleri gereği, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye konumuz özelinde, taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması işlerinde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 1985/475
Karar Numarası: 1985/1835
Karar Tarihi: 19.12.1985
YASAL DANIŞMANLIK
ÖZETİ: Kendilerine kanunî müşavir atanan konuda kanunî müşavirin oyunu almadan medeni haklarını kullanamazlar. Aksi halde yani, kanunî müşavirin oyu alınmaz veya kanunî müşavir icazet vermezse yaptıkları muamele kendilerini bağlamaz. Olayda; davacı taşınmazını satmıştır. Taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin bağlayıcı nitelikte bulunmadığının kabulü gerekeceği düşünülmeden yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesinde isabet olmadığından bozulmalıdır.
DAVA VE KARAR: Ömer’in tıbbî durumunun, yapmış olduğu akdin iptalini gerektirecek şekilde olmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayanan iptal ve tescil isteğine ilişkindir. M.K.’nun 379. maddesi hükmünce hacrine kâfi sebep bulunmamakla beraber medeni haklarını kullanmak selahiyetinden kısmen mahrum edilmesi menfaati iktizasından bulunan reşide maddede belirtilen işlerinde oyu alınmak üzere bir müşavir atanır. Kanunî müşavir, vâsi gibi genel yetkileri haiz bir kanunî temsilci olmadığı gibi, kayyım gibi özel bir vekil de değildir. Kendisine kayyım atanan kişi medeni haklarını kullanmak ehliyetini koruduğu halde, kanunî müşavir atanan kişi medeni haklarını kullanma ehliyetini kısmen kaybeder. Bu kişiler, kendilerine kanunî müşavir atanan konuda kanunî müşavirin oyunu almadan medeni haklarını kullanamazlar. Aksi halde yani, kanunî müşavirin oyu alınmaz veya kanunî müşavir icazet vermezse yaptıkları muamele kendilerini bağlamaz. Olayda; davacı taşınmazını satmıştır. Ancak, satış sırasında adı geçene kanunî müşavir tayin edilmesi gerektiği Adlî Tıp raporuyla tesbit edilmiştir.
SONUÇ: Hal böyle olunca, davacıya bir kanuni müşavir tayin edilerek oyunun alınmadığı gerçekleşmiştir. O halde, taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin bağlayıcı nitelikte bulunmadığının kabulü gerekeceği düşünülmeden yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesinde isabet yoktur. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin harcın iadesine, oybirliğiyle karar verildi. Kaynak:LEGALBANK